Kayıtlar

CAM CEPHELERDE TEHLİKE

KKTC'de yaşanan gemi faciasına ilişkin detaylar ortaya çıktıkça aklıma hep CAM CEPHELER'de yüz yüze olduğumuz tehlikeler aklıma geliyor ... Bildiğiniz gibi CAM CEPHELERDE kasetli cam dediğimiz ürün çift cam ünitesinin alüminyum bir çerçeveye yapıştırılmasıdır. Farklı cephe sistemlerine göre bu yapışma işleminin detayları da değişebilmektedir. Bunun detayına girecek değilim... Ancak prosesin insan ve çevre sağlığı açısından içerdiği bazı tehlikelere değinmek istiyorum.  Her yapıştırma işlemi için geçerli olan "tam yapışmama" veya "kopma" riski kasetli camlar için de geçerlidir. Üstelik yüksek katlı bir cepheden düşen her hangi bir çift cam ünitesi yere düşerken ağılığının verdiği ivme ile son derece yüksek bir hız ve çarpa şiddeti  ortaya çıkarır. Bu da insan dahil canlılar ve eşyalar için büyük bir tehlikedir. İklim şartlarının değişmesi, rüzgar yükünün artması, ısı farklılıklarının giderek artması gibi etkenlerle cam ile alüminyum kasetin  kopma/koparılma r...

ÇİFT CAMLARDA GİRİŞİM ETKİSİ – CEPHEDE FARKLI RENKLENMELER…

    CAM CEPHELER hakkında müşteri şikayetlerinin başında gelen konulardan biri yan yana dizili camlarda renk farkları görülmesidir. Teknik olarak konuya hakim olmayan kişiler bunun bir üretim hatasından kaynaklı olduğunu ya da cam kaynaklı bir kusur olduğunu düşünürler… TS EN 1279-1 standardında bu konuya açıklık getiren metin EK G bölümüdür. ( TS EN 1279-1 / EK G : Cam yalıtım birimlerine ilişkin diğer görsel hususlar) Çift cam kullanılan cephelerde görülen renk farklılıklarının birinci nedeni G.3 maddesinde açıklanmıştır;   G.3 : Cam yalıtım birimi renginde oluşan farklılık Kaplamalı cam içeren IGU’lardan ( Insulated Glass Units) oluşturulan cephe kaplamalarında aynı rengin farklı tonları oluşabilir ve bu etki belirli bir açıyla inceleme yapıldığında daha belirginleşebilir. Renk farklılıklarının olası nedenleri, üzerine kaplama uygulanmış cam alt tabaka rengindeki ve kaplamanın kalınlığındaki hafif değişiklikleri kapsar. G.4 Girişim etkisi : Yüzdürme camdan im...

DİGİTAL BASKIDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

  DİJİTAL BASKI PROSESİNDE SIKLIKLA KARŞILAŞILABİLECEK KALİTE SORUNLARI VE BUNLARIN NEDENLERİ AŞAĞIDA AÇIKLANMIŞTIR.   CAM ve BASKI ÖNCESİ PROSESLER KAYNAKLI SORUNLAR:   Nedenleri şunlardır; 1) Kenar işleme veya bir önceki proseslerden camın kirli olarak baskıya gelmesi önlenmelidir. Bu nedenle , ya baskı öncesi mutalaka yeniden yıkama-kurutma yapılmalıdır; ya da önceki proses sonunda yıkanan cam tozlu ortamda bekletilmeden hemen baskıya verilmelidir. Örneğin cam yüzeyinde su izleri olabilir, yada camda oksitlenme olabilir. Bütün bu kusurlar baskının bozuk çıkmasına neden olur.   2) Havadaki toz baskılı camların en büyük düşmanıdır. Tozlu cam üzerine yapılan baskıda boya düzgün şekilde yüzeye yayılmaz, temper sonrasında da bu tozlar yandığı için baskı delikli bir görüntü verir. 3) Camda çizikler: Çizikler baskı altında belli olur. Çizginin derinliğine göre bu derinlik baskı renginde ton farklılıklarına neden olabilir. 4) Parmak izleri: Camda parmak izi ...

CAM İŞLEME SEKTÖRÜNDE ENDÜSTRİ 4.0 ve KALİTE 4.0 SÜREÇLERİ ...

Resim
    “Endüstri 4.0” terimi, en yaygın deyimle bilişim sektöründeki gelişmelerin üretimdeki yeni teknolojilerle entegre edilmesidir. Buna ÜRETİM VE YÖNETİMİN DİJİTALLEŞTİRİLMESİ diyenler de var. Kalite 4.0 kavramını ise dördüncü sanayi devrimi teknolojilerinin kalite süreçlerine uygulanması olarak tanımlayabiliriz.   Geleneksel kalite yönetimi anlayışında öncelikle kalite standartları tanımlanır, sonra ürün özelliklerinin bu tanımlara uyan-uymayan tarafları muayene ve ölçüm aletleri aracılığı ile kalite kontrol aşamasından geçirilir. Her bir süreçte bunlar tekrar edilir, son üründe tekrar bu veriler toparlanır, hataların ürün maliyetlerine yansıması, ürün iade oranları, müşteri memnuniyeti gibi verilerin eklenmesiyle süreç iyileştirilmesi aşamasına geçilir. Ancak bunların her biri uzun ve sürekli tekrarlanan veri kayıtları sayesinde yapılabilir.   Kalite 4.0 anlayışında ise veriler makineler üzerindeki sensörler veya tarayıcı sistemler vasıtasıyla toplanır, bu ...

ÇİFT CAM ÜNİTELERİNDE LAMİNE CAM KULLANIMI

Çift cam ünitelerinde camlardan biri ya da ikisinin lamine cam olarak seçilmesi son yıllarda sıklıkla karşılaştığımız bir seçenek olmaya başladı. Bunun nedenlerine baktığımızda şunları sayabiliriz a)  İklim şartlarının gerektirdiği mukavemet ihtiyacı b) Kullanım amacına yönelik mukavemet ihtiyacı c) Performans bazlı ihtiyaçlar d) Ebatsal ihtiyaçlar e) Dış cephe - iç cephe ayrımına göre belirlenecek ihtiyaçlar f) Maliyet faktörü g) Bina tasarımından kaynaklı ihtiyaçlar.  Bazen bu şıklar arasından birden çoğunu seçerek kombinasyon belirlemek zorunda kalabilirsiniz.  Bu ilk aşamayı geçtikten sonra , ikincil atmanız gereken adım, ünitenin dış camında mı yoksa iç camında mı lamine kullanacağımızı belirlemektir. Bu noktada her iki camın da lamine olarak seçilmesi gerekebilir elbette....  İşin doğrusu bu seçeneklerin bina tasarım aşaması ile birlikte değerlendirilmesidir. Eğer cam seçimi ve kombinasyonunu proje bütünlüğü ile birlikte ele almazsanız , sonradan değişiklik yap...

CAM SEKTÖRÜNDE YENİ GELİŞMELER

  Camın insan hayatına girmesi binlerce yıl öncesine dayanıyor. Ancak yakın zamana kadar cam sınırlı ihtiyaçlar için kullanılan pasif bir malzeme olarak kaldı. Son 20-30 yıl içinde ise kullanıcı ihtiyaçlarına göre cama aktif özellikler katan yeni teknolojilerle karşı karşıyayız. Bunlar nelerdir diye baktığımızda ilk aklımıza gelen ; Smart Glass dediğimiz “Elektrik akımıyla şeffaflaşan opak camlar”               Camın enerji tasarrufu sağlayan metallerle kaplanması   Sıcaklık değişimine tepki veren ve renk değişimi sağlayan camlar Kendi kendini temizleyen camlar Anti- bakteriyel camlar..... Değişen teknoljler sadece camın kendisini değiştirmekle kalmıyor, camdan elde edilen ürünlerde de bir değişime yol açıyor. Örneğin Vacum Insulating Glass (VIG) dediğimiz teknoloji ile daha ince ve ısı yalıtım katsayısı daha düşük, olağanüstü yalıtım performansı sağlayan çift cam üniteleri söz konusu artık. (bakı...

LAMİNE CAM ile LAMİNE EMNİYET CAMI ARASINDAKİ FARK NEDİR ?

Resim
    TS EN ISO 12543(1-6) Standardı Lamine Cam ve Lamine Emniyet camlarına ait standartları ; TS EN 14449 ise CAM - YAPILARDA KULLANILAN – Lamine cam ve Lamine Emniyet Camı –UYGUNLUK DEĞERLENDİRMESİ standardıdır. Pratikte çok az firma veya Cam Şartnamesinde Lamine Cam ile Lamine Emniyet Camı arasında bir ayrım yapılarak talep oluşturulur. İsterseniz test edelim ; YAZININ ŞU ANA KADARKİ bölümünü okuyanlar kendilerine sorsunlar , “Lamine Cam ile Lamine Emniyet Camı arasında ne gibi bir fark fardır ?” Cevabınızı bir kenara yazın, sonra yazımın tamamını okuyunca verdiğiniz cevabın doğru olup olmadığını tekrar değerlendirin... Niyetim kimseyi test etmek ya da yargılamak değil... Sorun hepimizin, cam talep eden ile cam üreten işletmelerin ortak bir dil kullanmasını sağlamaktır. Sorumu kendim yanıtlayım , sonra da bunun nedenlerini açıklayım... Herhangi bir LAMİNE CAM   TS EN 12600 (Cam - Yapılarda kullanılan - Sarkaç deneyi –Float cam için çarpma deneyi ve sınıflan...

ÇİFT CAM / ISICAM ÜRETİMİNDE RASTLANAN "KUSUR"LARIN KAYNAĞI NEDİR ?

 YALITIM CAM BİRİMİ ( Çift Cam ) ya da ISICAM ünitelerinde KARŞILAŞILAN "KUSUR"ların  önemli bir bölümü üretim prosesinin manuel yapılan bölümlerinden kaynaklıdır.  Çoğu üretici firma otomatik üretim hatları kullandığını iddia etse de genel olarak bu üreticilerin çoğunda manuel süreçler egemendir.  İşin başlangıç aşamalarından bahsedecek olursak; ara çıta kesim işlemi manuel yapılır. Çıta kesim operatörü siparişteki ölçüler ve sipariş detaylarına göre ( silikon dolu, PU dolgu, Schuco çıta, Parça U çıta vb... ) profil kesim ebatlarını belirler ve bir testere vasıtasıyla çıtayı keser.  Sonra iki uzun kenara nem alıcı doldurma işlemi yapılır. Bu iki süreçte de otomatik bir işlem yoktur. Bazı üreticilerde otomatik profil kesim ve nem alıcı doldurma makineleri var olsa da bunların bir çoğu zamanla atıl kalmış, kullanılmaz durumdadır. Zaten bu makineler de profili kendi seçip, siparişteki bilgileri programdan alarak, proses özelliğine uygun kesim falan yapmıyor. Kısac...

LAMİNE CAM ÜRETİMİ: DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BAZI KONULAR

    Yapılarda kullanılan Lamine cam üretiminde ara bağlayıcı olarak pvb kullanıyorsanız muhtemelen NİP ROLLS denilen bir ön-laminasyon prosesi kullanmak zorundasınız. TEMİZ ODA denilen ve cam paneller arasında   pvb film seriliminin yapıldığı bölümün hemen sonrasında iki bölümden oluşan bir ısıtma vardır. Bu ısıtma bölümlerinden geçen cam+pvb+cam katmanı NİP ROLL dediğimiz, alt ve üst merdanelerden oluşan preslemeden geçerken uygulanan basınç sayesinde   cam ile ara bağlayıcıyı birbirine yapıştırır ( buna ön-yapışma da diyebiliriz).   Şüphesiz ön-laminasyonda kullanılan ısı ve basınç otoklav prosesine bir ön hazırlıktır. Ama bu sıradan, basit ve rastgele yapılacak bir ön-hazırlık değildir/ olmamalıdır. Ön-Laminasyon prosesinin etkili olması ve otoklav prosesine zorluk çıkartmaması için dikkat edilmesi gereken bazı konular vardır. Öncelikle preslerin malzeme kalitesi   önemlidir. Uygulanan basıncı yeterli etkinlikle cam+pvb+cam katmanına iletebilme...

KAPLAMLI CAMLARDA KENAR SIYIRMA SORUNLARI

TS EN 1279 standardında çift cam ünitelerinde kullanılacak olan yumuşak kaplamalı camlarda KENAR SIYIRMA İŞLEMİ yapılması gerektiği belirtilmiştir. Hemen hemen bütün standartlarda herhangi bir olgu kusur olarak tanımlanmış ise buna ait toleranslar yani kabul edilebilir sınır değerler de belirtilir. Kaplamanın sıyrılması konusunda herhangi bir ( + ) ya da ( - ) değer ise belirtilmiş değildir.  Bunun anlamı şudur: Kaplamalı Cam'da kenar sıyrılma işlemi yapılması zorunludur. Ama bunun için bir değer belirtilmesi, genel geçer, kaplamalı camın kullanılacağı bütün üretim süreçleri ve uygulanacağı bütün sistemler için ortaklaşa tanımlanabilecek bir değer belirlenmesinin mümkün olmamasıdır.  Bu durumda kenar sıyırma kaynaklı olası bütün toleransların müşteri ile cam işleyici arasında belirlenmesi gerekmektedir. Cam ile ilgili bir çok standartta buna benzer bir referans mevcuttur. Yani taraflar arasında tartışmalı her şeyin cevabını standart içinde bulamazsınız. Eğer bu konuda taraflar...

TAM TEMPER - YARI TEMPER: BENZERLİK VE FARKLILIKLAR.

  Soda kireç silikat camlara mekanik ve ısıl gerilmeye karşı yüksek dayanım ve belirli parçalanma özellikleri kazandırmak amacıyla, kontrollü bir ısıtma ve soğutma işlemi uygulanarak temel mekanik dayanımına ilave olarak yüzeyde kalıcı bir basma gerilmesi oluşturulur. Bu işleme genel anlamda ISIL İŞLEM   ya da TEMPER İŞLEMİ adı verilir. Cama uygulanan bu işlem konusunda en yaygın bilinen standart EN 12150 (1 ve -2 )’dir. Sertleştirme ile ilgili standart ise   EN 1863’ dür. TEMPER işlemi iki farklı sonuç doğurur; 1. TAM TEMPERLEME (Full Tempering ); 2. SERTLEŞTİRME (Yarı-Sertleştirme veya Heat Strenhting ) ISIL İŞLEM prosesi açısından baktığımızda her iki durumda da temper fırınına giren camın proses parametreleri aynıdır. Herhangi bir değişikliğe gerek yoktur. Bazı işletmelerde ise yarı temperli camların daha düşük ısılarda üretilebileceğini hatta bu nedenle camda optik dalgalanmanın daha az olacağına dair bir inanç vardır. Oysa bu tamamıyla yanlış bir hareket n...

CAM İŞLEME TESİSLERİNDE “KALİTE PERSONELİ” SORUNU…

  Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, tek başına “KALİTE PERSONELİ” tanımı uygun bir GÖREV TANIMI oluşturulması için yeterli değildir. Bu başlık altında birden çok görev tanımı oluşturmak mümkündür. 1.      1.  Kalite Yönetim Temsilcisi 2.      2.   Kalite Yönetim Sistemi Mühendisi/uzmanı 3.       3.  Kalite Kontrol Personeli Bunun dışında her işletme kendi organizasyonun ihtiyaçlarına göre farklı ara görev tanımları oluşturabilir.  Temel yanılgı tam da bu noktada başlamaktadır. Kalite Personeli dediğimiz TEK BİR KİŞİNİN bütün bu görev tanımlarında belirtilen görevleri yüklenmesi doğru olmadığı gibi mümkün de değildir. Kalite Yönetim Temsilcisi olacak kişinin kararlarının şirket yönetimini temsil edebilmesi, bütün diğer personel tarafından benimsenecek konumda olması gerekir. Bu kişiden sahada ürün kontrolü ya da girdi kontrolü yapmasını bekleyemezsiniz. Zamanını bir yöneticinin görev...

ŞİŞE CAM A.Ş. AKREDİTASYON SÜRECİ

  ŞİŞE CAM A.Ş. AKREDİTASYON SÜREÇLERİ   Bilindiği gibi “ISICAM”,   patenti Şişe Cam A.Ş.’ye ait ÇİFT CAM ÜNİTESİ markasını ifade etmektedir.    Şişe Cam A.Ş. Franchise sözleşmeleri   ile bu MARKAYI   kullanma hakkını YETKİLİ kıldığı üretici bayilere vermektedir.     Sonraki yıllarda Şişe Cam A.Ş. bu üreticiler arasında farklı kategoriler oluşturmaya başlamıştır. Bu farklılıklardan biri de TEMPERLENEBİLİR LOW-E   cam işleme AKREDİTASYONU’dur. Bu da kendi içinde ikiye ayrılmıştır ; ,a) Tek Gümüşlü Cam İşleme Akreditasyonu ,b) Çift Gümüşlü Cam İşleme Akreditasyonu.. Wikipedia tarafından   “Akreditasyon” sözcüğü şu şekilde açıklanmaktadır;   bir uygunluk değerlendirme kuruluşunun, belirli uygunluk değerlendirme görevlerini yerine getirme konusundaki tarafsızlığını ve yeterliliğini resmi olarak gösteren, kabul edilmiş standartlara karşı bağımsız, üçüncü taraf değerlendirmesi. Akreditasyon sürecini de düşündüğümüzde ISI...