ÇİFT CAMLARDA GİRİŞİM ETKİSİ – CEPHEDE FARKLI RENKLENMELER…
Teknik olarak konuya hakim olmayan kişiler bunun bir üretim
hatasından kaynaklı olduğunu ya da cam kaynaklı bir kusur olduğunu düşünürler…
TS EN 1279-1 standardında bu konuya açıklık getiren metin EK
G bölümüdür. ( TS EN 1279-1 / EK G : Cam yalıtım birimlerine ilişkin diğer
görsel hususlar)
Çift cam kullanılan cephelerde görülen renk farklılıklarının
birinci nedeni G.3 maddesinde açıklanmıştır;
G.3 : Cam yalıtım birimi renginde oluşan farklılık Kaplamalı
cam içeren IGU’lardan ( Insulated Glass Units) oluşturulan cephe kaplamalarında
aynı rengin farklı tonları oluşabilir ve bu etki belirli bir açıyla inceleme
yapıldığında daha belirginleşebilir. Renk farklılıklarının olası nedenleri,
üzerine kaplama uygulanmış cam alt tabaka rengindeki ve kaplamanın kalınlığındaki
hafif değişiklikleri kapsar.
G.4 Girişim etkisi : Yüzdürme camdan imal edilen cam yalıtım
birimlerinde, girişim etkileri spektral renklerin oluşmasına yol açabilir.
Optik girişim, iki veya daha fazla ışık dalgasının bir noktada üst üste
binmesinden kaynaklanır. Bu etkiler, cama basınç uygulandığında değişen, renkli
bölgelerdeki renk koyuluk farkları olarak ortaya çıkar. Bu fiziksel etki, cam
yüzeylerin paralel olmasıyla artar. Girişim etkileri rastgele ortaya çıkar ve
bundan kaçınılması mümkün değildir.
Standardın ortaya koyduğu bu açıklamaya ek olarak şu detayın
konuyu daha açıklayıcı olacağını düşünüyorum; Float cam üretim tekniğinde cam
hammaddesi kalay havuzu üzerinde çekilerek üretilir. Bu nedenle camın alt
yüzeyi kalaylı, üst yüzeyi ise kalaysızdır. Bu demektir ki, kalaylı yüzün
kırılma ışık kırılma endeksi yüksektir, kalaysız üst yüzeyin ışık kırılma endeksi
ise düşüktür. Çift cam ünitesinde değişik kırılma endeksine sahip camlar
bulunması nedeniyle ışık bu cam plakalardan geçerken tayflara ayrılır. Güneş
ışığı altında bu ayrışma gökkuşağı gibi renk ayrışması görmemize neden olur.
Güneş ışığının cephedeki bir başka cam yüzeyine farklı açıdan düşmesi sonucu bu
camlar arasında renk farkları da oluşur.
SONUÇ OLARAK, gökkuşağı spektrumu bir üretim hatası
değildir. Kaçınılmaz olarak, belirli koşullarda ortaya çıkabilecek bir
görüntüdür. Farklı zaman diliminde yada ışık dalga boyu değiştiğinde ortadan
kalkacaktır.